Merhaba arkadaşlar,

Apple iPhone X’i tam da onuncu yıl dönümünde tanıttı ve buna bir devrim gözüyle bakıyor. Gerçekten öyle mi?

Apple’ın tasarımcıları bir şeyi çıkarmakta çok iyiler. Geçen yıl kulaklık cakını çıkardılar ve şimdi iPhone X’te ik akıllı telefonun ikonik özelliği olan bir özelliği kaldırdılar. Home tuşunu.

Bu Apple için bir devrim, zira iPhone’u bunsuz kullanmak radikal bir değişim olacak. Apple artık geçen yıllarda Blackberry OS ve WebOS tarafından sunulan hareket kontrolünü baz alacak. Fakat hızlıca yukarıya doğru çekerseniz, çalışan uygulamayı kapatacak ve ana ekrana döeceksiniz. Eğer parmağınızı ekranda biraz fazla tutarsanız uygulama değiştirici açılacak ve size açık tm programları gösterecek. Alternatif olarak, yatay olarak kullanıcı ara yüzünde aşağıda gösterilen küçük bir gri ekranı kaydırabilirsiniz ve direkt uygulamaya geçebilirsiniz. Bu havalı, modern ve şık bir şey vaat ediyor. Burada, Apple Android sistemlerin bir adım önünde yer almakta başarılı, uzun süredir ilk defa ve kendini pratikte kanıtlaması gereken bir konseptte bir trend belirleyici olabilir.

Parmak izi yerine yüz tanıma…

Home tuşu olmadan, ön yüzeyde parmak izi okuyucuya da yer verilmemiş. Aslında, Apple çerçevesiz tasarım için sensörden vazgeçmek istemedi ve bunu ekranın altına koymak istedi. Fakat dahili testlerde sonuçlar tatmin edici olmadı ve Apple bunu tamamen kaldırdı ve Face ID adını verdiği yüz tanıma sistemini kullanıyor. Ön kamera binlerce özelliği ve derinlikli bilgiyi kaydederek fotoğraflarla kandırılamayacak bir hale gelmiş. Pratikte olan şu: Face ID için bir tuşa basmaya gerek yok, akıllı telefona bakmak yeterli. Kızılötesi ışınlar ile bu özellik zifiri karanlıkta bile çalışıyor. Yüz tanıma kesinlikle bir devrim değil fakat Apple’ın vaat ettiğini gerçekleştirdiğinde parmak izi ouyucudan kurtulmamızı sağlayacak. Tabii ki Face ID’nin gerçekte tam anlamıyla iyi bir performans verip vermeyeceğini bekleyip göreceğiz. Fakat bankaların bu teknolojiyi kabul etmeleri ve Apple Pay ile olan uyumları iyiye işaret.

Bu değişikliklerden başka, iPhone X’de evrimleşme de söz konusu: 5.8 inç’lik OLED ekranı çerçevesiz tasarımdan dolayı daha da büyük gözüküyor. Yeni Apple A11 işlemci yeterince işlemci gücü sağlıyor. 10 nanometrelik üretim süreci ile üretilmiş ve 16 nm’lik A10’dan daha efektif, bu da pil ömrü için iyi bir husus. Artık kablosuz şarj mümkün, eskiden bu mümkün değildi. Daha da ötesinde, Apple kamerada Dual-Lens prensibini kullanmış. Optik görüntü sabitleyiciler artık iki sensörü destekliyor, eskiden bu sadece bir sensörü destekliyordu, iPhone 7 S’de. Ötesinde, 12 MP, f sayıları f/1.8 ve f/2.4 iyi ama sıra dışı da değil. Fakat fiyatı sıra dışı: Bu üst sınıf ürünün 256 GB hafıza ile fiyatı 6899 TL ve bu da onu tarihin en pahalı iPhone’u yapıyor.

Paylaşmak Güzeldir
Yazar
Yazar
Çocuklar Tedaviden Önce Sanal Gerçeklikle Bilgilendiriliyor… Bilgisayar Korsanlarından ‘sextortion’ ile Şantaj!
Benzer Yazılar
Bir yorum yazın
Siz de düşüncenizi belirtebilirsiniz.

Web Tasarım Blog Teması ES | Tüm hakları © Emre Supçin'e aittir.